SOLUK ALIP VERME PROBLEMLERİ
BRONŞEKTAZİ
Bronşektazis, akciğerlerden içeri ve dışarı hava taşıyan
tüpler olan bronşlarda oluşan kronik bir durumdur.İnfeksiyon,
bronşlara zarar vererek akciğerlerden salgılanan sıvının
normal akış limitini daraltır.
KRONİK BRONŞİT
Akciğerlerle soluk borusunu bağlayan bronşiyal tüplerin
iltihaplanmasıdır.Tüpler iltihaplandığı zaman hava akışı
azalır ve akciğerler mukus ve tükürük üretmeye başlar.Kronik
bronşit akut bronşitten farklıdır.Eğer birbirini izleyen
iki yıl içinde her yıl 3 ve 3'ün üzerinde olmak üzere her
ayın birçok gününde öksürük ve mukus üretimi oluyorsa bu
durum kronik bronşittir.45 yaş ve üzerindekilerin hastalığa
yakalanma olasılığı daha fazladır.Kronik bronşit tedavi
edilmezse amfizeme yol açar.Bu hastalık 7.5 milyon kişiyi
etkilemekte ve her yıl 3.500 Amerikalı ölmektedir.Kadınlar
erkeklere göre daha yatkındır.Sigara en temel sebeplerinden
biridir.Kullanmayanları aşağıdaki sebeplerden etkilenmektedir.
Hava kirliliği
Endüstriyel
atık ve dumanlar
Kronik astım
Kistik fibrozis
Kronik akciğer
enfeksiyonu
KRONİK OBSTRİKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (COPD)
COPD amfizem ve kronik bronşit gibi akciğerleri etkileyen
birkaç farklı hastalığı birden kapsar.Hastalar nefes almakta
zorlanırlar çünkü havayolları şişmiş ve hava keseleri zarar
görmüştür.Bu durum akciğerlerdeki O2 ve CO2 değişimini etkiler.Oksijeni
içeri almak, karbondioksiti de dışarı vermek zorlaşır.
AMFİZEM
Amfizem, havayı kirleten toksinlerden veya sigara dumanından
korunamayan akciğer dokularında uzun yıllar sonucu ortaya
çıkan dejenerasyondur.
Normal soluk almayı engelleyen, COPD gibi akciğer hastalıklarından
biridir.Amfizem kalıtsal da olabilir.Bu formunun adı A1AD
olarak geçer.Alfa 1 Atitripsin proteininin olmayışından
kaynaklanır. Ölü akciğer dokularını temizleyen ve bakterilerle
savaşan bir enzim sentezler.Bu protein olmayınca akciğer
dokusu zarar görebilir.Amfizemli kişilerin % 43' ünden fazlasının
günlük aktiviteleri sınırlanmıştır.Erkekler sayıca kadınlardan
% 22 daha fazladır.Sigara amfizemin temel sebeplerinden
biridir.
RSV (RESPIRATORY SYNCYTIAL VİRÜS)
RSV, pnemoni, bronşiolitis, yenidoğanlarda boğmaca, büyük
çocuk ve sağlıklı yetişkinlerde iyi huylu belirtilere neden
olur.Çocukların çoğunda iyi huylu, yumuşak belirtiler gösterir
ve iyileşme hızlı olur.Bebeklerin ise daha dikkatli bir
bakıma ihtiyacı vardır.Her yıl 125.000 bebek RSV sonucunda
hastaneye yatırılmaktadır.Hastaneye yatırılan bebeklerin
yaklaşık % 2' si ölmektedir.Prematüre bebeklerin akciğerleri
tam gelişmediğinden virüslere karşı daha korunmasızdır.
RSV riski taşıyanlar:
Prematüre
bebekler
6 haftadan
küçük bebekler
Doğuştan
kalp hastalığı olan bebekler
Kronik akciğer
hastalığı olan bebekler
KARDİAK
Cheyne-Stokes uyku sırasında meydana gelen anormal soluk
alıp verme durumudur.Nefes alıp verme kademeli olarak yükselir
ve alçalır.Bu durum apneye ya da soluğun tamamen durmasına
yol açar ve 10-30 saniyelik periyotlarla sonlanır.Nefes
alışın yükselip alçalmasına cresendo-decresendo adı verilir.
NÖROLOJİK KAS HASTALIKLARI
AMYOTROPHIC-LATERAL SCLEROSIS (ALS)
ALS LOU GEHRING'S hastalığı olarak bilinir.ALS beyindeki
sinir hücrelerini ve spinal telleri etkileyen bir hastalık
olarak seyreder.Sinir hücreleri öldüğünde beynin yetenekleri
ve kas hareketlerinin kontrolü azalmaya başlar.Hastalığın
bir sonraki aşamasında hastalar felç olur ve genellikle
ölümle sonuçlanır.ALS ' li hastalar görme, tatma, dokunma,
duyma ve koklama yeteneklerini kaybeder.Göz ve mesane kasları
üzerinde etkili değildir.
Her yıl 5000 hastaya ALS tanısı konmaktadır.Bunların yarısı
3 yıl ve üstü yaşar, %20' si 5 yıl ve üstü, %10'u 10 yıl
ve üstü yaşar.Genellikle 40-70 yaş arası daha sık görülür.Erkeklerde
kadınlara oranla % 20 daha fazla görülür.Nedeni tam olarak
bilinmemektedir.
KAS DİSTROPİSİ
Genetik hastalıklar gurubuna girmektedir.Vücudun farklı
bölgelerindeki kaslarındejenere olup zayıflamasıyla seyreder.
3 özelliği vardır:
1-Kalıtsaldır,
2-İlerler,
3-Zayıflayan kasların durumu birbirinden farklıdır.
9 tipi vardır:
1-Duchenne etkisi, pektoral kaslarda, gövdede, üst
ve alt bacaklarda etkilidir.
2-Becker etkisi, pelvis, kol ve bacakların üstünde
etkilidir.
3-Myotonic etkisi, yüz, eller, ayaklar ve boynun
ön kısmında etkilidir.
4-Limb-girdle etkisi, kalça, omuzlar, kol ve bacaklarda
etkilidir.
5-Facios capulohumeral etkisi, yüz, omuz kürekleri,
kol kemiğinin üstünde etkilidir.
6-Congenital etkisi, yüz, kol ve bacaklarda etkilidir.
7-Oculupharyngeal etkisi, göz kapağı ve boğazda etkilidir.
8-Distal etkisi, ön kol, eller, bacaklar ve ayakların
altında etkilidir.
9-Emery-dreifuss etkisi, omuzlarda, kolların üstünde,
bacakların altında,göğüs ve pelvisde etkilidir.
POST POLIO SENDROMU
PPS çocuk felci geçirip hayatta kalanlarda görülür.10-40
yıl sonra iyileşme görülür.Zarar gören kasların zayıflamasıyla
oluşur.PPS' nin şiddeti hayati tehlikesi olmayan ilk nöbetin
şiddetine bağlıdır.U.S.' de 600.000' den fazla risk taşıyan
hasta vardır.Bunların %25-40 arası bu hastalığa yakalanmaktadır.
YENİDOĞAN
YENİDOĞANDA APNE
Yenidoğan bebekler hayatlarının ilk birkaç haftasında önemli
beyin gelişimleriyle beraber pek çok değişim gösterirler.Özellikle
prematüre doğan bebekler beyinlerinin nefes alıp verme ile
ilgili bölümleri tam gelişemediğinden daha dikkatli bir
bakıma ihtiyaç duyarlar.Bu duruma infant apne (bebek apnesi)
denir.Apnenin literatürdeki anlamı nefes alamamaktır.Nefes
kısa bir zaman için duruyorsa buna apne denir.Tüm bebeklerde
apne görülür eğer uzun sürer veya sıklıkla olursa bir sorun
olduğu düşünülmelidir.
RSV (RESPIRATORY SYNCYTIAL VİRÜS)
RSV, pnemoni, bronşiolitis, yenidoğanlarda boğmaca, büyük
çocuk ve sağlıklı yetişkinlerde iyi huylu belirtilere neden
olur.Çocukların çoğunda iyi huylu, yumuşak belirtiler gösterir
ve iyileşme hızlı olur.Bebeklerin ise daha dikkatli bir
bakıma ihtiyacı vardır.Her yıl 125.000 bebek RSV sonucunda
hastaneye yatırılmaktadır.Hastaneye yatırılan bebeklerin
yaklaşık % 2' si ölmektedir.Prematüre bebeklerin akciğerleri
tam gelişmediğinden virüslere karşı daha korunmasızdır.
RSV riski taşıyanlar:
Prematüre
bebekler
6 haftadan
küçük bebekler
Doğuştan
kalp hastalığı olan bebekler
Kronik akciğer
hastalığı olan bebekler